6 MAYIS
Yetim komadı hiçbir zaman umudu dağlar
Elinde çiçeğe duran lüver, parkan ve direncin
Hıyanetin azgın sularından çaldığından beri ölümü
Can yoldaşım, al aydınlığım, öz bilincim
Sessizliğe hükümlü kılma artık öfkeni
Kutlu olsun bir kez daha inancın yıldönümü Refik DURBAŞ
Deniz Gezmis, Yusuf Aslan ve Hüseyin Inan`in idam edilisinin 36. yil dönümü yaklasmakta. Onlari saygiyla aniyoruz. Bu kez yurdun her yerinde daha önceleri gorülmemiscesine anmalar yapilacaktir, bunda bir cok neden vardir.kapitalistlerin Che`nin popületesinden yararlanmak adina resmini pazar icin reklamlarinda kullandigi gibi bugün denizlerinde ayni statüye konulmaya calisildigini görüyoruz düzen partisi CHP bile denizlerin posterlerini bastirip atatürk icin söyledigi bir iki ovücü sözünü bu posterlerin altina yazarak sadece ulusalci yönünü öne cikarip pazarladigina sahit oluyoruz.
Günümüzde var olan her degere uyguladiklari gibi, Denizlerin mücadelesinin gercek anlaminin icini bosaltmaya calismak onu salt duygusal temalar icinde sunmak artik moda oluyor, insanlar onlari yine pazar icin ortaya cikarilmis duygu yüklü, bolca sansüre ugratilmis TV dizilerinden tanimaya calisiyorlar. Oysa bugün denizleri anmak ve yasatmak bir yönüyle onlar şahsında yaratılan tüm devrimci değerleri sahiplenmeyi ve temsil etmeyi ifade ediyor. Bu büyük bir sorumluluk… Öte taraftan bugünün dünyasında Denizleşerek, emperyalist saldırganlığa ve kapitalist sömürüye karşı mücadeleyi daha da ileriye taşıyarak onları gerçek anlamda yaşatabiliriz… Onlar tarihimize devrimci yigitligin, gözüpekligin ve devrim ugruna tereddütsüzce ölümü kucaklamanin birer örnegi olarak adlarini yazdirdilar. Yasadiklari dönemde devrim davasinin kizil bayragini en yükseklerde tasiyarak ölümsüzler kervanina katildilar.Düzene karsi devrim tutumunu daragaclarinda bile hic cekinmeden sergilediler. Bu acidan onlari anmak onlarin yarattigi devrimci degerler ve birikimleri ayni gözüpeklik ve kararlilikla savunmak, günümüz kosullarinda devrim davasini Denizleserek, Yusuf ve Inanlasarak sürdürmekten geciyor.Siyasal gericiligin dizginlerinden bosaldigi, emperyalist-kapitalis saldirganligin insanligi büyük yikimlara götürdügü, insanlarin aclik mücadelesi verdigi tarihsel bir sürecten geciyoruz. Bir taraftan kitleleri aclik ve yoksullukla bas basa birakan sermaye düzeni öte taraftan siyasal planda sovenizim ve milliyetcilik zehri ile isci ve emekcileri sersemletmeye calisiyor. Fasist saldirganlik dizginlerinden birakiliyor, sokak ortasinda yasanan katliamlar, üniversitelere yapilan silahli saldirilar, lincler ve provokasyonlar gündelik bir hal aliyor. Her gecen gün toplumsal cürüme ve yozlasma inanilmaz boyutlara ulasiyor… Iste böylesi bir toplumsal pananoroma icerisinde 6 mayislara salt duygusal temalarla yaklasmak yerine Deniz olmak, Yusuf olmak, Inan olmak cok daha acil ve yakici bir görev olarak önümüzde durmaktadir. Acligin, yoksullugun, ezilmisligin ve her türden gericiligin nedeni ve kaynagi olan bu sömürücü kapitalist düzene karsi bas kaldirmak ve devrim bayragina sarilarak Denizlerleserek, Mahirlerleserek, Ibrahimlerleserek yürümek basat görevimiz olmalidir. Buraya TV dizisinde sansürlenen Deniz Gezmis`in son sozlerini aliyorum:
"YASASIN TAM BAGIMSIZ TÜRKIYE, YASASIN MARKSIZM-LENINIZM, YASASIN TÜRK VE KÜRT HALKLARININ KARDESLIGI. YASASIN ISCILER, KÖYLÜLER! KAHROLSUN EMPERYALIZIM!" |