Unutmayın kaldığımız yeri... yenilmedik daha...
ANKARA 78'LİLER
DAYANIŞMA VE ARAŞTIRMA DERNEĞİ

 

 

 
 ANA SAYFA
 HABERLER
 HUKUK
 KIRMIZI BÜLTEN
 LİNKLER
 SERBEST KÜRSÜ
 TANIKLIKLAR
 ÜRÜNLER
 RESİM GALERİSİ
 İLETİŞİM
 ZİYARETÇİ DEFTERİ
 AÇILIŞ SAYFASI YAP...

EMEK HABERLERİ
   
78'LİLER ANKET
 
78'LİLER NASIL ÖRGÜTLENMELİ?
YEREL DERNEKLER
YEREL DERNEKLER + FEDERASYON
MERKEZİ DERNEK
VAKIF
KOOPERATİF
DİĞER
FİKRİM YOK

 SONUÇLAR

MAİL LİSTESİ

Ekle  Çıkart
ZİYARETÇİ TRAFİĞİ
 ZİYARETÇİ
  5
 AKTİF ÜYE
 
 TOPLAM Free Web Counter
 IP
  38.103.63.18

.
10.05.2008 - .

Devrimci 78’liler Federasyonu
Kurucu Üyesi
İstanbul 78’liler Adalet ve Dayanışma Derneği
Dostluk ve Dayanışma Yemeği Düzenliyor

Sezai SARIOĞLU’nun sunumu ile

Gurup GÖÇEBE

Sinevizyon Gösterimi

Yer Figaro Düğün Salonu
Hürriyet Mah. Dr. Cemil Bengü cad. no:39
ÇAĞLAYAN/KAĞITHANE tel: 0212 233 30 30
Tarih: 22-5-2008
Saat: 19oo – 23oo



MERSİN'DE BİNLERCE KİŞİ DENİZ OLDU
16.05.2008 - .
İdam edilişlerinin 36. yıl dönümünde Denizler Mersin’de kitlesel bir etkinlikle anıldı. Mersin 68’liler ve Mersin 78’lilerce düzenlenen anma etkinliği görkemli geçti.

Mersin 68’liler Ormanı'nda gerçekleştirilen anmaya Ertuğrul Kürkçü, Eşber Yağmurdereli, Fahri Aral, Celal Doğan ile DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hamiyet Kızıler ve EMEP GYK Üyesi Ender İrmek konuşmacı olarak katılırken, Grup Umut, MKM- Önder Dilbırın, Grup Nidal, Turan Alıcı ve Karar Sesi, Grup Kayıp Türkü, Uğur Karataş ve Suavi ‘Halkların Türküleri’ni seslendirdi. Forum bölümünde ise etkinliğe katılanlar kendi duygu ve düşünceleri ile Denizleri anlattı.

Mersin’de son yılların en büyük etkinliği olarak da kabul edilen anma, saat 09.00’da başlayıp 19.00’a kadar devam etti. Ethem Dinçer ve Hatun Konak’ın sunuculuk yaptığı etkinlikte halk gün boyu ormanı terk etmedi.

Denizler ormanda yeniden doğdu

Denizler Mersin’de kuruluşundan bu yana '68’ler Barış ve Kardeşlik Ormanı'nında anılmakta. Her yıl anma törenine ortalama bin civarında insan katılırken bu yılki anmaya 5 ile 10 bin arası kişi katıldı. Ormanda sürekli kalan kitle 3 bin civarında gözlenirken gün boyu gidip gelenler de hesaba katılınca, katılımcı sayısının 10 bine yaklaştığı belirtilmekte. 68’liler dernek başkanı Selçuk Polat orman girişinde bin 300 civarında özel otomobilin park halinde olduğunu söyledi. Özel otomobillerle gün boyu ormana insan taşıyan iki otobüs ve minibüsler de eklendiğinde katılımcı sayısının yoğunluğu anlaşılabilir.

Mersin 68’liler ve Mersin 78’liler, hem içerik olarak hem de kitlesel katılım olarak son yıllardaki en büyük anma programlarından birini gerçekleştirdiler. Etkinliğe solun bütün kurum ve çevrelerin katıldığı dikkat çekerken, katılan kurum ve çevrelerin kendi bayraklarını açmayıp sloganlarını atmamaları önemli bir olumluluk olarak gözlendi. ‘1 Mayıs 1977 Sergisi’ ve ‘26 Yıl Sonra Mamak Cezaevi'nden Sahibini Arayan Mektuplar’ sergilerinin açıldığı, Üç Fidan'ın resimlerinin bulunduğu balon ve uçurtmaların uçurulduğu etkinlikte, Üç Fidan'ın resimlerinin olduğu tişörtler kapışıldı.

Ağaçlarda bin devrimci fotoğrafı...

Etkinlikte en önemli ve dikkat çekici ayrıntılardan biri de her çam ağacında ölen devrimcilerin fotoğraflarının olmasıydı. Yaklaşık bin fotoğrafın çam ağaçlarında boy vermesi ormana gelenleri çok duygulandırdı. Birçok insan resimlerde yakınlarını aradı, duygulandı, hınçlandı….

68`in tanıkları anlattı

Dönemin tanıklarından Ertuğrul Kürkçü, Eşber Yağmurdereli, Fahri Aral ve Celal Doğan’ın konuşmacı; Bozkurt Nuhoğlu, Ömer Öneren, Sezai Sarıoğlu gibi dönem tanıklarının izleyici olarak katıldığı etkinlikte Ertuğrul Kürkçü Denizlerin antiemperyalist mücadelesine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Tüyleri diken diken eden ajitatif konuşmasında Kürkçü, ‘Denizler ideolojilerini Marks`tan, Lenin`den ve Che`den aldı” dedi. Denizlerin idam sehpasına giderken “Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm Leninizm. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği. Yaşasın işçiler köylüler. Kahrolsun emperyalizm” sözlerinin altını çizerken Eşber Yağmurdereli ise mücadelenin tarihselliğine ve devrimci mirasın sahiplenilmesine dikkat çekti. "Hatırla Sevgili" dizisinin bir dönem danışmanlığını yapan Fahri Aral ise “Hatırla Sevgili” dizisinin danışmanlığından yönetmenle tartıştıkları için ayrıldığını söyledi. Antep Eski Belediye Başkanı Celal Doğan 36 yıl önceki mücadele ile şimdiki mücadelenin farklı olması gerektiğini ifade etti. Celal Doğan’ın konuşması bazı izleyenlerce protesto edildi.

Ayna kardeşlik mesajı verdi

DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, konuşmasında Kürt ve Türk halklarının kardeşlik mücadelesinin ortaklaştırılması gerektiğine vurgu yaptı. SDP Genel Başkanı Filiz Koçali ise Celal Doğan’ın konuşmasının aksine 68'in devrimci mücadele ruhuna dikkat çekti.

Türkçe, Kürtçe ve Arapça müzik bir arada

Halkların Türkülerinin seslendirildiği etkinlikte MKM – Ender Dilbırın Kürtçe, Grup Nidal ise Arapça türküleri seslendirirken diğer grup ve sanatçılar ise Türkçe türküleri seslendirdiler.

Çocuk ve kadınlar çoğunluktaydı

68`liler Barış ve Kardeşlik Ormanı`nda gerçekleştirilen üç fidan anmasına bu yıl en fazla çocuk ve kadınların ilgi göstermesi dikkat çekti.

10 Mayıs’ta 10 bin kişi

2009 6 Mayıs’ın hafta içi olması nedeniyle önümüzdeki yıl anma etkinliğini 10 Mayıs Pazar günü yapacaklarını ifade eden tertip komitesi, seneye ‘10 Mayıs’ta 10 bin kişi’ sloganını attırdı ve gelenlerden 2009’da da burada bulunmaları sözü aldı.

Forumda herkes düşüncelerini ifade etti

Etkinliğin devamında serbest kürsü oluşturuldu. Adil Okay’ın yönettiği forumda genç yaşlı çok sayıda kişi söz alarak o döneme ait düşüncelerini söyledi ve şiirler okudu. Kahvaltı ve öğle yemeğinin verildiği anma etkinliği Suavi konseriyle sona erdi.



.
02.05.2008 - .
Ece TEMELKURAN
Kıyıdan

ecetem@hotmail.com

Cihat ve darbe: 1 Mayıs’ı anlamak

Geçmiş olsun! 1 Mayıs günü İstanbul’da dayak yemiş, biber gazına maruz kalmış bütün işçilerin, öğrencilerin, siyasilerin, sendika yöneticilerinin fiziksel ve manevi acısını paylaşıyorum. Maruz kaldıkları bu vahşi ve hınç dolu muamele karşısında onların yanındayım. Hepsinin acısının geçmiş olmasını diliyorum.

Polis şiddeti olacağını biliyorduk. Engellemeye çalışacaklarını zaten söylemişlerdi. “Ayaklar” Taksim’e girmesin diye “başlar” ellerinden geleni yapacaklarını defaten belirtmişlerdi. Ama hükümetin, İstanbul’un merkezini, Türkiye’de darbe yapılmış gibi bir manzarayla süsleyeceğini bilmiyorduk.

Askerlerin, panzerlerin gelip böğrümüze oturacağını, polisin bombaları hastanelerde patlatacağını bilmiyorduk, bilemezdik. İşçiden, yoksuldan, öğrenciden bu denli rahatsız olduklarını, antidemokratik, insanlık dışı yüzlerini bu denli pervasızca sergileyeceklerini tahmin edemezdik. Şişli-Taksim hattı kan revan içindeyken muhafazakâr basının internetten gün içinde “Sağduyu kazandı” diyeceğini insan nasıl tahmin eder?

Muktedirin net cevabı

1 Mayıs’tan önce yazdığım yazıda “Göreceğiz” demiştim, “Hükümet zalimden mi yana, yoksuldan mı?” Demiştim ki “Göreceğiz; AKP demokrasiden mi yana, yoksa kendinden mi?” Gördük. Şüpheye yer bırakmayacak kadar net bir cevap verildi bu sorulara. Ve fakat bazıları kendi takımlarının yaptığı penaltıyı görmek istemeyen gözü dönmüş taraftarlar hesabı, yeni yalanlarını hazırladılar. Daha 1 Mayıs sabahı gazetelerinden, yeni yalanlarını, insana afakanlar bastıran yeni ‘teorinin’ ne olacağını ilan etmişlerdi. Dün Zaman gazetesinin internet sitesinde en güzel ifadesini buluyordu bu saçmalık:

“Eylemciler, Ergenekon Caddesi’nden söktükleri taşlarla polislere saldırdı.”

Yeni yalan

Bu göz kamaştırıcı zekâ gösterisi ve söz oyunuyla anlatmak istedikleri şu:

“Haşmetli hükümetimiz Taksim’de bir provokasyon olacağını biliyordu. Zavallı işçiler akılları böyle şeylere ermediği için, başta kahraman Tayyip Bey olmak üzere yılmaz hükümetimiz, onları kendilerine karşı bile korudu. Hükümetimizi devirmeye çalışan ve daha henüz ne olduğunu kimsenin anlayamadığı Ergenekon örgütü işçileri de hedef alıyordu.” Adım gibi eminim, yarın ve önümüzdeki günlerde bu şaheser meşrulaştırma harekâtını daha nadide örnekleriyle de izleyeceğiz. Ve dün söyledikleri gibi tekrar edecekler:

“Sağduyu kazandı!”

Darbenin gürbüz çocuğu

Sağduyu ne? İstanbul’un hapishaneye çevrilmesi. Sağduyu ne? Önceki günkü yazıda da söylediğim gibi, AKP’nin darbenin en gürbüz çocuğu olarak, saflarını devletin şiddetini kullanarak yoksula ve emekçiye karşı sıklaştırması. Sağduyu ne? Fethullahçıların büyük oranda ele geçirdiği söylenen polis teşkilatının, askerle birlikte, haklarını isteyen emekçilerin üzerine çullanması.

Şimdi daha iyi anlaşılıyordur herhalde söylemek istediğim:

Türkiye’de demokrasi değil ‘şirketokrasi’ istiyorlar. Durmadan namaz kılıp şükreden işçiler ve keyiflerine bakan Müslüman zengin istiyorlar. Sadece daha çok tutuculaşmamızı değil, aynı zamanda sesimizi de hiç çıkarmayalım istiyorlar.

Cihat-darbe, ortaya karışık

Dün olan şudur:

AKP’nin ne olduğu, Türkiye’yi nereye götürmek istediği ortaya çıkmıştır. AKP’nin ne orduyla ne faşizmle bir sorunu vardır. Dün Taksim’de özenle hazırlanan fotoğraf bunu göstermektedir.

1 Mayıs 2008’le birlikte AKP’nin de kendi derin devletini yarattığı ortaya çıkmıştır. Artık bir değil, iki derin devletimiz var. Görülmüştür ki, işçilere karşı tek provokasyon bizzat AKP hükümeti tarafından hazırlanmıştır.

AKP dün Taksim’de kendilerini desteklemeyenlere karşı nasıl bir ‘cihat’ uygulayacağını göstermiştir. İktidarın cerahat akan bu yüzünü tüm Türkiye’ye ve dünyaya göstermenin bedeli olarak canları yanmış insanlara bir kez daha geçmiş olsun.

2/5/2008 Milliyet Gazetesi



.
02.05.2008 - .
Ece TEMELKURAN
Kıyıdan

ecetem@hotmail.com

Cihat ve darbe: 1 Mayıs’ı anlamak

Geçmiş olsun! 1 Mayıs günü İstanbul’da dayak yemiş, biber gazına maruz kalmış bütün işçilerin, öğrencilerin, siyasilerin, sendika yöneticilerinin fiziksel ve manevi acısını paylaşıyorum. Maruz kaldıkları bu vahşi ve hınç dolu muamele karşısında onların yanındayım. Hepsinin acısının geçmiş olmasını diliyorum.

Polis şiddeti olacağını biliyorduk. Engellemeye çalışacaklarını zaten söylemişlerdi. “Ayaklar” Taksim’e girmesin diye “başlar” ellerinden geleni yapacaklarını defaten belirtmişlerdi. Ama hükümetin, İstanbul’un merkezini, Türkiye’de darbe yapılmış gibi bir manzarayla süsleyeceğini bilmiyorduk.

Askerlerin, panzerlerin gelip böğrümüze oturacağını, polisin bombaları hastanelerde patlatacağını bilmiyorduk, bilemezdik. İşçiden, yoksuldan, öğrenciden bu denli rahatsız olduklarını, antidemokratik, insanlık dışı yüzlerini bu denli pervasızca sergileyeceklerini tahmin edemezdik. Şişli-Taksim hattı kan revan içindeyken muhafazakâr basının internetten gün içinde “Sağduyu kazandı” diyeceğini insan nasıl tahmin eder?

Muktedirin net cevabı

1 Mayıs’tan önce yazdığım yazıda “Göreceğiz” demiştim, “Hükümet zalimden mi yana, yoksuldan mı?” Demiştim ki “Göreceğiz; AKP demokrasiden mi yana, yoksa kendinden mi?” Gördük. Şüpheye yer bırakmayacak kadar net bir cevap verildi bu sorulara. Ve fakat bazıları kendi takımlarının yaptığı penaltıyı görmek istemeyen gözü dönmüş taraftarlar hesabı, yeni yalanlarını hazırladılar. Daha 1 Mayıs sabahı gazetelerinden, yeni yalanlarını, insana afakanlar bastıran yeni ‘teorinin’ ne olacağını ilan etmişlerdi. Dün Zaman gazetesinin internet sitesinde en güzel ifadesini buluyordu bu saçmalık:

“Eylemciler, Ergenekon Caddesi’nden söktükleri taşlarla polislere saldırdı.”

Yeni yalan

Bu göz kamaştırıcı zekâ gösterisi ve söz oyunuyla anlatmak istedikleri şu:

“Haşmetli hükümetimiz Taksim’de bir provokasyon olacağını biliyordu. Zavallı işçiler akılları böyle şeylere ermediği için, başta kahraman Tayyip Bey olmak üzere yılmaz hükümetimiz, onları kendilerine karşı bile korudu. Hükümetimizi devirmeye çalışan ve daha henüz ne olduğunu kimsenin anlayamadığı Ergenekon örgütü işçileri de hedef alıyordu.” Adım gibi eminim, yarın ve önümüzdeki günlerde bu şaheser meşrulaştırma harekâtını daha nadide örnekleriyle de izleyeceğiz. Ve dün söyledikleri gibi tekrar edecekler:

“Sağduyu kazandı!”

Darbenin gürbüz çocuğu

Sağduyu ne? İstanbul’un hapishaneye çevrilmesi. Sağduyu ne? Önceki günkü yazıda da söylediğim gibi, AKP’nin darbenin en gürbüz çocuğu olarak, saflarını devletin şiddetini kullanarak yoksula ve emekçiye karşı sıklaştırması. Sağduyu ne? Fethullahçıların büyük oranda ele geçirdiği söylenen polis teşkilatının, askerle birlikte, haklarını isteyen emekçilerin üzerine çullanması.

Şimdi daha iyi anlaşılıyordur herhalde söylemek istediğim:

Türkiye’de demokrasi değil ‘şirketokrasi’ istiyorlar. Durmadan namaz kılıp şükreden işçiler ve keyiflerine bakan Müslüman zengin istiyorlar. Sadece daha çok tutuculaşmamızı değil, aynı zamanda sesimizi de hiç çıkarmayalım istiyorlar.

Cihat-darbe, ortaya karışık

Dün olan şudur:

AKP’nin ne olduğu, Türkiye’yi nereye götürmek istediği ortaya çıkmıştır. AKP’nin ne orduyla ne faşizmle bir sorunu vardır. Dün Taksim’de özenle hazırlanan fotoğraf bunu göstermektedir.

1 Mayıs 2008’le birlikte AKP’nin de kendi derin devletini yarattığı ortaya çıkmıştır. Artık bir değil, iki derin devletimiz var. Görülmüştür ki, işçilere karşı tek provokasyon bizzat AKP hükümeti tarafından hazırlanmıştır.

AKP dün Taksim’de kendilerini desteklemeyenlere karşı nasıl bir ‘cihat’ uygulayacağını göstermiştir. İktidarın cerahat akan bu yüzünü tüm Türkiye’ye ve dünyaya göstermenin bedeli olarak canları yanmış insanlara bir kez daha geçmiş olsun.

2/5/2008 Milliyet Gazetesi

Ankara Newroz Mitingi
Tertip Komitesi adına
Tertip Komitesi başkanı
Ruşen SÜMBÜLOĞLU’NUN
Yaptığı basın açıklaması


24.03.2008 - .
.

TUTSAK MEKTUPLAR/Serdar KOÇ
25.02.2008 - .
.

KAPILARI KAPADILAR / Abidin YAĞMUR
21.02.2008 - .
.

VE DARBEYLE YÜZLEŞME SÜRECİNDE BİR PERDE DAHA AÇILIR/ EMRE DAŞAR
21.02.2008 - .
.

MERZİFON DARBE KARŞITI PLATFORM

18.02.2008 - ,
.

SEÇKİN AVCI'YI KAYBETTİK
07.01.2008 - .
İstanbul 78'liler üyesi ve 78'liler sürecine inancını, yüreğini ve emeğini koyan
sevgili Seçkin Avcı'yı kaybettik...

Başta İstanbul 78'liler Derneği üyesi arkadaşlarımız olmak üzere Devrimci 78'liler Federasyonu üyesi derneklerimizin ve tüm devrim sevdalılarının başı sağolsun...

Üzerine yıldızlar yağsın Seçkin ve gözün arkada kalmasın...

Hoşçakal...

İzmir 78'liler Derneği




Sayfalar :  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25     Sonraki Sayfa
 
 
 
Bu sitedeki bilgiler paylaşmak amaçlıdır, izin alınmadan kullanılabilinir...