. 16.05.2008 - . İdam edilişlerinin 36. yıl dönümünde Denizler Mersin’de kitlesel bir etkinlikle anıldı. Mersin 68’liler ve Mersin 78’lilerce düzenlenen anma etkinliği görkemli geçti.
Mersin 68’liler Ormanı'nda gerçekleştirilen anmaya Ertuğrul Kürkçü, Eşber Yağmurdereli, Fahri Aral, Celal Doğan ile DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hamiyet Kızıler ve EMEP GYK Üyesi Ender İrmek konuşmacı olarak katılırken, Grup Umut, MKM- Önder Dilbırın, Grup Nidal, Turan Alıcı ve Karar Sesi, Grup Kayıp Türkü, Uğur Karataş ve Suavi ‘Halkların Türküleri’ni seslendirdi. Forum bölümünde ise etkinliğe katılanlar kendi duygu ve düşünceleri ile Denizleri anlattı.
Mersin’de son yılların en büyük etkinliği olarak da kabul edilen anma, saat 09.00’da başlayıp 19.00’a kadar devam etti. Ethem Dinçer ve Hatun Konak’ın sunuculuk yaptığı etkinlikte halk gün boyu ormanı terk etmedi.
Denizler ormanda yeniden doğdu
Denizler Mersin’de kuruluşundan bu yana '68’ler Barış ve Kardeşlik Ormanı'nında anılmakta. Her yıl anma törenine ortalama bin civarında insan katılırken bu yılki anmaya 5 ile 10 bin arası kişi katıldı. Ormanda sürekli kalan kitle 3 bin civarında gözlenirken gün boyu gidip gelenler de hesaba katılınca, katılımcı sayısının 10 bine yaklaştığı belirtilmekte. 68’liler dernek başkanı Selçuk Polat orman girişinde bin 300 civarında özel otomobilin park halinde olduğunu söyledi. Özel otomobillerle gün boyu ormana insan taşıyan iki otobüs ve minibüsler de eklendiğinde katılımcı sayısının yoğunluğu anlaşılabilir.
Mersin 68’liler ve Mersin 78’liler, hem içerik olarak hem de kitlesel katılım olarak son yıllardaki en büyük anma programlarından birini gerçekleştirdiler. Etkinliğe solun bütün kurum ve çevrelerin katıldığı dikkat çekerken, katılan kurum ve çevrelerin kendi bayraklarını açmayıp sloganlarını atmamaları önemli bir olumluluk olarak gözlendi. ‘1 Mayıs 1977 Sergisi’ ve ‘26 Yıl Sonra Mamak Cezaevi'nden Sahibini Arayan Mektuplar’ sergilerinin açıldığı, Üç Fidan'ın resimlerinin bulunduğu balon ve uçurtmaların uçurulduğu etkinlikte, Üç Fidan'ın resimlerinin olduğu tişörtler kapışıldı.
Ağaçlarda bin devrimci fotoğrafı...
Etkinlikte en önemli ve dikkat çekici ayrıntılardan biri de her çam ağacında ölen devrimcilerin fotoğraflarının olmasıydı. Yaklaşık bin fotoğrafın çam ağaçlarında boy vermesi ormana gelenleri çok duygulandırdı. Birçok insan resimlerde yakınlarını aradı, duygulandı, hınçlandı….
68`in tanıkları anlattı
Dönemin tanıklarından Ertuğrul Kürkçü, Eşber Yağmurdereli, Fahri Aral ve Celal Doğan’ın konuşmacı; Bozkurt Nuhoğlu, Ömer Öneren, Sezai Sarıoğlu gibi dönem tanıklarının izleyici olarak katıldığı etkinlikte Ertuğrul Kürkçü Denizlerin antiemperyalist mücadelesine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Tüyleri diken diken eden ajitatif konuşmasında Kürkçü, ‘Denizler ideolojilerini Marks`tan, Lenin`den ve Che`den aldı” dedi. Denizlerin idam sehpasına giderken “Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm Leninizm. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği. Yaşasın işçiler köylüler. Kahrolsun emperyalizm” sözlerinin altını çizerken Eşber Yağmurdereli ise mücadelenin tarihselliğine ve devrimci mirasın sahiplenilmesine dikkat çekti. "Hatırla Sevgili" dizisinin bir dönem danışmanlığını yapan Fahri Aral ise “Hatırla Sevgili” dizisinin danışmanlığından yönetmenle tartıştıkları için ayrıldığını söyledi. Antep Eski Belediye Başkanı Celal Doğan 36 yıl önceki mücadele ile şimdiki mücadelenin farklı olması gerektiğini ifade etti. Celal Doğan’ın konuşması bazı izleyenlerce protesto edildi.
Ayna kardeşlik mesajı verdi
DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, konuşmasında Kürt ve Türk halklarının kardeşlik mücadelesinin ortaklaştırılması gerektiğine vurgu yaptı. SDP Genel Başkanı Filiz Koçali ise Celal Doğan’ın konuşmasının aksine 68'in devrimci mücadele ruhuna dikkat çekti.
Türkçe, Kürtçe ve Arapça müzik bir arada
Halkların Türkülerinin seslendirildiği etkinlikte MKM – Ender Dilbırın Kürtçe, Grup Nidal ise Arapça türküleri seslendirirken diğer grup ve sanatçılar ise Türkçe türküleri seslendirdiler.
Çocuk ve kadınlar çoğunluktaydı
68`liler Barış ve Kardeşlik Ormanı`nda gerçekleştirilen üç fidan anmasına bu yıl en fazla çocuk ve kadınların ilgi göstermesi dikkat çekti.
10 Mayıs’ta 10 bin kişi
2009 6 Mayıs’ın hafta içi olması nedeniyle önümüzdeki yıl anma etkinliğini 10 Mayıs Pazar günü yapacaklarını ifade eden tertip komitesi, seneye ‘10 Mayıs’ta 10 bin kişi’ sloganını attırdı ve gelenlerden 2009’da da burada bulunmaları sözü aldı.
Forumda herkes düşüncelerini ifade etti
Etkinliğin devamında serbest kürsü oluşturuldu. Adil Okay’ın yönettiği forumda genç yaşlı çok sayıda kişi söz alarak o döneme ait düşüncelerini söyledi ve şiirler okudu. Kahvaltı ve öğle yemeğinin verildiği anma etkinliği Suavi konseriyle sona erdi.
Uzun saçları iki omzundan gövdesine dökülmüş, bileği kapkara kelepçeyle sıkılmış bir köylü kızı…
Beyninin kıvrımları güvercin olmuş bir adam…
Bir avuca sıkıştırılmış toprakta boy veren kırmızı gül…
Saçlarını nehir eyleyip demir parmaklıklardan dışarı salan bir kadın…
Mektuplara, yeni yıl tebrik kartlarına özenle işlenmiş bu resimleri, Mersin 78’liler Derneği’nin ‘Sahibi arayan mektuplar’ sergisinde, bazen coşarak, bazen hüzünlenerek; ekseriyetle ağlamaklı olarak izledim.
* * *
1982 yılında yazılmış sergilenen mektupların çoğu…
Fakat 12 Eylül döneminin o hukuksuzluk, vahşilik ortamında, Ankara Mamak Cezaevi’nden çıkıp sokaklara, evlere, odalara ulaşamamış mektuplar.
Yıllar sonra, o dönemde görevli olan bir kişi adresine ulaşamamış mektupları 78’liler Derneği’ne teslim etmiş.
Böylece, şartlar ne olursa olsun, yaşama sevincinin, umudun, insan gururunun yenilmeyeceğini anlatan bir yazılı bellek oluşmuş, 26 yıl sonra ortaya çıkan mektuplarla…
* * *
‘Sahibini arayan mektuplar’ sergisini gezerken, 12 Eylül döneminin tüm hukuksuzluğuna, vahşiliğine rağmen, özellikle kadın mahkûmların ‘gelecek güzel günlere dair’ umutlarını yitirmediklerini gördüm.
Mektupların birçoğu, “En kısa zamanda görüşmek dileğiyle” ya da “Güzel yarınlarda görüşmek dileğiyle” diye bitiyordu.
Ne sitem vardı mektuplarda ne yakınma…
Varsa yoksa yaşama sevinci, dışarıdaki hayatı ve ‘dışarıda’ kalanları merak etme…
Ve mektupların birçoğunda kırmızı gül ya da beyaz güvercin resimleri kullanılıyordu.
Kırmızı gül umudu, yaşama sevincini anlatıyordu…
Beyaz güvercin özgürlük ve barış tutkusunu…
* * *
Beni en çok etkileyen mektup, üzerine ellerinde kapkara bir kelepçe olan köylü kızı resmi çizilmiş mektup oldu.
Köy kızının bileğine kapkara bir kelepçe vurulmuşluğunu anlatışı kadar, hiç tanımadığı bir kişiye mektup yazan kadın mahkûmun yaşama sevinci de sarstı beni.
Öyle bir yaşama sevinci ki…
Hiç tanımadığı bir insana mektup yazıyordu ama kendisinden, cezaevi koşullarından hiç söz etmiyordu.
‘Dışarıyı’ soruyordu hep.
Hatta mektubu alacak kişinin iş bulup bulamadığını bile merak ediyordu.
Ve ‘dışarıdakilerden’ tek isteğini öyle kalenderce anlatıyordu ki:
‘Senden tek isteğim Hasan, bana uzun uzun mektuplar yaz!’
* * *
Kadınlara özgü bir sır tutuşun, annelere özgü bir dik başlılığın izleri vardı mektuplarda.
Yaşama sevinciyle yazılmış, umut aşılayan yeni yıl tebriklerinin altına düşülen notlarda, yaralarını saklar gibi kısacık cümlelerle anlatıyorlardı dertlerini.
“Ben iyiyim. Sorunum yok” diyordu kimi… Kimi, “Görüşüme geldiler” diyordu…
Bu kadardı cümleler…
Havalandırmaya çıkarılmamalar, koğuş aramaları, ‘dayak koridorları’, görüşe çıkarken azarlanmalar, tartaklanmalar ve bin bir türlü işkenceden söz edilmiyordu.
‘Dışarıdakiler’ üzülmesin diye “Ben iyiyim. Sorunum yok” deniliyordu.
* * *
Kimi mektuplarda 12 Eylül döneminde mahkûm olmanın zorlukları, özgürlükten ve insanca yaşamdan alıkonulmanın ağırlığı tek bir cümleyle hatta 2 kelimeyle anlatılıyordu.
“Kapıları kapadılar…” diyordu bir kadın mektubunda.
Ve kapıların kapanmasından sonra koğuşta kalanların neler yaşadıklarını, neler düşündüklerini, ‘bir gizemi çözün’ der gibi ‘dışarıdakilerin’ yorumuna bırakıyordu.
* * *
Mersin 78’liler Derneği’nin ‘Sahibini arayan mektuplar’ sergisini mutlaka gezin derim. Çünkü o sergide sadece mektuplar değil, üzerinde pek konuşulmayan, rakamlarla geçiştirilen 12 Eylül dönemine ilişkin insan manzaraları da sergileniyor.
12 Eylül dönemini anlatırken kullanılan ‘bilmem kaç yüz bin kişi cezaevine konuldu’ cümlesinin içini dolduruyor sergi; ‘bilmem kaç yüz bin kişinin’ ruh halini, o ruh hallerinin imgelerini gözler önüne seriyor.
* * *
Umudun, yaşama sevincinin, insan olma gurunun şartlar ne olursa olsun yenilmeyeceğini; kırmızı güllerin koğuşlarda da açabileceğini, beyaz güvercinlerin yüksek duvarların arkasında da uçabileceğini gösterdi ‘Sahibi arayan mektuplar’ sergisi.
26 yıl önce yazılmış mektupları incelerken bir soru geldi aklıma:
-Kırmızı gül ve beyaz güvercin imgesine ne zaman küstük biz!
Yoksa 1982’de Mamak zindanında solmayan kırmızı gül, bugün mü soldu…
ABİDİN YAĞMUR / GÜNEYDE İMECE
BA?VURUYA BYR KEZ DAHA OLUMSUZ YANIT GELDY... 04.03.2007 - mersin78 Mersin 78'liler Derne?i ve Güney ailesinin 10 Haziran 1981'de idam edilen ve cenazesi yakynlaryna teslim edilmeyen Veysel Güney'in cenazesinin verilmesi ve hukuksuz yargylamanyn düzeltilmesi ilgili Gaziantep Cumhuriyet Savcyly?y'na yapty?y ba?vuruya olumsuz yanyt geldi.
VEYSEL GÜNEY YDAMINDA HUKUKSUZLUKLAR-3 14.02.2007 - MERSYN78 Veysel Güney'in idam cezasy aldy?y mahkeme dosyasyndan tutanaklary yayynlamayy sürdürüyoruz.
VEYSEL GÜNEY YDAMINDA HUKUKSUZLUKLAR-2 14.02.2007 - MERSYN78 Belgede bir polis memurunun Veysel Güney'e yardymcy oldu?u ve bu nedenle arandy?y belirtiliyor.
Buraya kadaryny devletin ola?an refleksi olarak görmek mümkün.
Belgenin devamynda Veysel'e yardym etti?i varsayylan polisin soka?yndan geçen di?er polis memurlarynyn nasyl görevden uzakla?tyryldy?yny göreceksiniz.
Mersin 78'liler Derne?i'nden anlamly sergi 17.12.2005 - ETHEM DYNÇER Mersin 78’liler Yardymla?ma ve Dayany?ma Derne?i anlamly bir sergiye ev sahipli?i yapacak. 18 Aralyk Pazar günü saat 14:00'de dernek binasynda, 1999 yylynda cezaevlerine gerçekle?tirilen ''Hayata Dönü? Operasyonlaryny'' konu alan bir resim sergisi açylacak.
12 Eylül Darbesiyle doru?a ula?an hukukdy?y, antidemokratik uygulamalar, aradan 25 yyl geçmi? olmasyna kar?yn, ülkemizde ve kentimizde sürmektedir.
Susurluk’ta ortaya çykan kirli yapylanma çözülmemi? ve üzerine gidilmemi?tir.
Çeyrek asyrlyk bir hesaby kapatmak için 12.09.2005 - Salim TURGUT 78’liler; bir dönemi büyük baskylarla, ama ayny zamanda yo?un bir fazilet, erdem, onur synavyyla ya?adylar.